Güçlü, Hızlı, Tarafsız - Samsun son dakika

  • Dolar 6.1665
  • Euro 6.7327
  • GR ALTIN 326.68
  • ÇEYREK 534.2

  • 16 Ekim 2019, Çarşamba 20:51
Fahri Küçük

Fahri Küçük

 Kesit On Bir - Pireye Kızıp Yorgan Yakılmaz

Aşağıdaki yazıyı dergicilik meselelerindeki ilk yayıncılık mücadeleme bir not, bir hatıra, bir can suyu olarak not düştüm. Sizlerden öncelikle editörden isimli yazımı sonra da şuan okumakta olduğunuz yazımı tamamlayarak, duygularımı anlamaya çalışmanızı istiyorum. 

EDİTÖRDEN

Kafkaevi  Dergisi öğretmen bir şair, mühendis bir garson, işçi bir esnaf ve okulsuz bir öğrencinin bir gece yarısı radyo açma fikri üstüne yaptığı beyin fırtınasının vücut bulmuş halidir. Gördüğünüz gibi düşünce de kuş misali, radyo açmak isterken, dergi çıkarıyor.

 Bütün dergiler gibi biz de doğmak, çocuk kalmak ve vakti gelince intihar etmek için giriyoruz edebiyat dünyasına. Neticede uzun diyerek roman okumayan bir adam, sıkılıyorum diyerek üç günden fazla profesyonel çalışamayan ikinci bir adam, babasının dükkanında kendine izin yazıp kaytaran üçüncü bir adam ve sadece vicdanını rahatlatmak için çalışma planı hazırlayan dördüncü bir adamın toplamından süreklilik elde etmek mümkün değildir.

 Lafı uzatmadan neden ismi Kafkaevi, bunu cevaplayıp mevzuyu bitireyim. Çünkü garson mühendisin yazdığı henüz kendinden başka okuru olmayan bir romandır Kafkaevi ve biz tembeller ordusu, ancak ve ancak dostlarımız için harekete geçeriz.

 Cem-i cümlenize keyifli okumalar dilerim. Lütfen okuyacak kadar tembel yaşayın.

 Sevgi ve muhabbetle…                                

 

 Evet!

 Dergi görünümlü fanzinimizin bütün basamakları çıkıldıktan sonra en aşağı indim ve başımı kaldırıp bir baktım göğüne, yaptığımız işin. Burada bir eksik vardı; içime sinmeyen bir şey. Edebiyat ahlakımla uymayan bir şey…  Sonunda okura etik çerçevesinde bu derdi ifade ettim. Çünkü popüler olmak günümüz dünyasında işini, emeğini ifade edebilme manasında ne kadar ihtiyaçsa da; popülist işlerden kaçınmak da bir o kadar gerekliliktir benim için.

 İsmi Kafkaevi olan bir dergiyi çıkarmayı, yahut çıkardığım bir dergiye Kafkaevi ismini vermeyi ancak ve ancak bir dost için (çiğ tavuk bile yeriz milletçe) bir genci bu camiaya tutundurmak için, bir gence ışık olabilmek, yol olabilmek için kabul edebilirdim.

 Ancak o genç ki tuttu bu yazıda garson kelimesine takıldı. Egoist tavırlarla gönlümü incitti. Tanıdığı birkaç kız arkadaşına dergiyi göndereceği için ve onlara garsonluk yaptığı gibi bir şeyden hiç bahsetmediği için o kelimeyi yazar olarak değiştirmemi istedi.

 Fakat o gün garsonluk yapıyordun güzel kardeşim sen. Hatta garsonluğa ek olarak kafenin bekçiliğini yapıyordun ve bunun maddi karşılığını alırken hiç ego yapmıyordun. Evet! Güzel kardeşim! Sana çok kızgınım. Böyle aptalca bir mevzu üzerine yazabilecek kadar kızgınım sana. Çünkü sen bu tavrınla yazıdaki ince anlamı öldürdün. Yazı ölürse ben diriltirim, varsın ölsün. Fakat sen bu tavrınla aynı zamanda bütün garsonları utandırdın, bütün garsonları üzdün.

 Şimdi başını okşadığın köpeklerin mutluluğu da bir hiç kaldı gönlümde. Yemlediğin balıklar benim sularımda artık manasız yüzecek. Şimdi otur ve iki elinin (Dostoyevski’den başka rakip romancı tanımayan!) arasına alıp başını düşün; değer miydi beş para etmez egon için bunca yıkıma.

 Evet, Sayın Okur…

 İçimi yazıyla soğuttum bir nebze. Bu azabın içimde büyüyen devasa dalgalarından kaçıp, sığınacak tek limanım yazıydı. Ben de yazdım. Şimdi bir genç edebiyat gönüllüsü olarak, edebiyata giriş aşamasında olan genç arkadaşlarımdan şunları istiyorum.

-İnceliğinizden taviz vermeyiniz.

-Ego sizi yalnızca daha küçük bir insancık yapar. Egonuzu zapt ediniz.

-Yazıdan önce ahlak vardı. Ahlaklı olunuz.

- Emeğe saygıdan zerre miskal ödün vermeyiniz.

- Asla oldum demeyiniz, oldum diyenler ölürler.

 Son söz olarak şunları ifade etmek istiyorum. Pekala hocam o kelime değişti mi? Evet, değişti. 

Neden bu saygısızlığa rağmen çıkardın bu dergiyi hocam?

 Söz verdim dostlar. Güzel insanlara söz verdim. Onların emeklerinden bir nebze destek istedim. Kırmadılar. Gücendirmediler.

 Şimdi pireye kızıp, yorganı yakarsam; ne farkım kalır benim de pireden?

Not: Sevgili Okur!

İlk kitabım olan Taşrada Bir Cümle Sus’u en uygun fiyatlı internet sitesinden sipariş ederek, okurun vicdanından gayri koca tanımayan yazın anlayışıma bir katre destek sunabilirsin.

Teşekkürler…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık