Güçlü, Hızlı, Tarafsız - Samsun son dakika

  • Dolar 5.929
  • Euro 6.5486
  • GR ALTIN 284.82
  • ÇEYREK 465.69

  • 17 Temmuz 2019, Çarşamba 9:32
MehmetAksoy

Mehmet Aksoy

15 Temmuz Ve S-400

’15 Temmuz’ Türk milletinin yemeyip yedirdiği, iç ve dış tehditlere karşı kendini korumakla görevlendirdiği ordu mensuplarından bir kısmının millete savaş silahlarıyla saldırdığı gündür. Hainlerin ordunun iliklerine, beynine virüs gibi girdiğinin, yöneticilerin gaflet ve delalete düştüğünün ortaya çıktığı gündür. Bir kadının tek başına tanklı toplu askerlerin karşısına çıkıp, ateş etmelerine rağmen geri çekilmeyip üzerlerine gittiği gündür.

O kadının ifadesiyle darbecilere karşı Türk milletinin ‘içeni içmeyeni, sağcısı, solcusu, genci yaşlısı, kadını, erkeğiyle’ Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi birleşip bütünleştiği gündür. Devlet derin uykudayken milletin devlete sahip çıktığı gündür. TSK, üzerinde oynanan oyunlara rağmen içinden çıkan hainlere ‘dur’ dedi ve girişimin başarısızlığında en önemli rolü oynadı.

S-400 ALMAK FARZDIR

Dinimizin, yapılmasını açık ve kesin olarak emrettiği şeyler farz, terk etmenin de haram olduğu gibi savunma silahı olan S-400’leri almak da farzdır. Trump Başkanlığındaki ABD ve AB ülkeleri bir taraftan Irak ve Suriye’de terör örgütü PKK ve uzantılarına sofistike silahlar verirken diğer yandan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’ni Kıbrıs Cumhuriyeti olarak görüyor ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ni Doğu Akdeniz’in dışına itiyor.  Bölgeye sınırı olmadığı halde, uluslararası enerji şirketleriyle bölgede faaliyetlerde bulunan ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve İtalya gibi ülkeler, Türkiye’nin bölgedeki arama faaliyetlerini engellemek istiyor.

Türkiye Akdeniz’de oldu, bittiye getirilerek, kuşatılmak isteniyor. Sadece arama gemileri değil birçok ülkenin yüzlerle ifade edilen savaş gemilerinin Doğu Akdeniz’e Türkiye’yi engellemek için geldiği açık seçik ortadır. Hem bu bölgenin Türkiye aleyhine ısınması hem de Suriye’deki terör örgütlerine hava saldırı ve savunma sistemleri verilmesi Türkiye’nin S-400’leri almasını farz haline getirmiştir. Amanos Dağları/Urfa hattına konuşlandırılacak s-400’ler özellikle Suriye ve Doğu Akdeniz’deki gemilerden yapılacak hava saldırılarına karşı güvence olup, Türkiye’nin olmazsa olmazıdır. ABD Patriot verse de vermese de Türkiye’nin S-400 alması  NATO üyeliğine aykırı bir durum değildir. ABD para kazandığı halde Türkiye’yi savunmasız bırakmak için, Patriot satmadı.

Türkiye ABD ile yardım antlaşması yaptığı 12 Temmuz 1947’in yıl dönümünde 12 Temmuz 2019’da S-400’leri almaya başlaması aslında ABD’ye karşı rüştünü ispatlamasıdır. ABD sadece bugün değil her zaman parası verilmiş silahları vermediği gibi silahların ulusal çıkarlar için değil;  NATO için kullanma şartını da koydu. NATO’ya giriş için hiçbir ülkeye şart konulmazken ve de Yunanistan ve Fransa istifa edip geri dönerken, Türkiye’ye NATO üyeliği için Kore’ye asker gönderme şartı kondu. Türkiye Kore’ye asker gönderdikten sonra NATO’ya girebildi.

YAŞAR YAKIŞ’IN İHANETİNİN BEDELİ

Rumların Avrupa Birliği’ne girişine onay veren Ak parti Hükümeti’nin ilk dışişleri bakanı Yaşar Yakış’ın ihanetinin bedelini bugün ödemek zorunda kalıyoruz. Rumların AB’ye üye olabilmesi sürtüşmeli taraftan Türkiye’nin onayı şartken ve Türkiye onaylamadan üye olamazken, Yakış Rumların üyeliğini onayladı ve Rumları AB şemsiyesinin koruması altına soktu.

Türkiye Akdeniz’de haklı ve meşru haklarını daha kolay savunabilmesi için hem savunma sistemlerini hem siyasetini geliştirmesi gerekir. Rumlar Kıbrıs cumhuriyeti olarak AB’ye üye oldukları için AB nezdinde Türkleri de temsil ediyor iddialarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Biz ‘Rum Yönetimi’ desek de Yakış’ın imzaladığı ve onay verdiği belgelerde ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ yazıyor. Türkiye Kıbrıs’ın adını değiştirmeli, ‘Kuzey Kıbrıs’ yerine ‘Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ demeli ve böylece iki milletli iki devletli bir ada söz konusu olmalı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık